Sunday, August 11, 2013

Diyet Halleri


Bu haftasonu 15 gün olacak yeni eve taşındık. Elbette ki kira, burda satın almamız mümkün değil zaten. Önceki ev çoook eski olunca ve Helo da hareketlenmeye başlayınca yeni ev aramaya başlamıştık. Fakat öyle hemen ev bulunmuyor burda. Nispeten ufak bir şehir olduğu için ev ilanları seyrek çıkıyor, çıkanların içinden biz beğenmiyoruz ya da onlar bizi beğenmiyor (vergi kaçırmak için sözleşmesiz kiracı arıyorlar, bize de polise vermek üzere sözleşme lazım).






Bu evi 2 ay önce internete ilan düşer düşmez beğenip aradık, aynı gün karar vermemizi istediler başka talipler varmış, tamam dedik oldu. Şansımıza ya da kızımın şansına bilmiyorum nadiren olabilecek bir şey oldu. Evdeki mevcut eşyalar kiracıya aitmiş, kiracı çıkacak ve ev sahibi evi baştan sona döşeyip yeniden kiraya verecekti. Çoğu ev eşyalı oluyor ama kullanılmış eşyadan ziyade böyle sıfır eşyalı eve yerleşmek milyonda bir ihtimal. Evi görmeğe gittiğimde adam sordu ne istediğimi. Ben de şuraya L koltuk, şuraya tv ünitesi falan derken kendimi yeni gelin gibi hissettim.






Öncesinde evde biraz tadilat yapıldı, yerler gıcır gıcır parke oldu (kızı yere salabilirim), pencereler değişti (cam silmeye gerek kalmadı), badana yapıldı (rengi biraz koyu buldum ama mis gibi tertemiz) ve eşyalar alındı. En hoşuma giden ise artık bulaşık makinam var ve 30 yıllık çamaşır makinesinden sonra beni çok sevindirik eden dijital bir çamaşır makinem. Gerçek temizliği unutmuşum valla. Bir de neredeyse kuru çıkıyor ya, eski makine de şırıl şırıldı :p Bütün kıyafetlerimizi yeniden yıkadım, her gün çamaşır yıkayıp katlamaktan fenalık geldi ama olsun az kaldı :p






Biz adama mobilyalar ile ilgili bir liste verdik internetteki resimlerden. Ben biraz ekonomik olsun diye basit şeyler seçmiştim. Ancak adam bazı şeyleri almış biz listeyi göndermeden önce ve bir çoğu   önerilerimizin çok üstünde modeller. Evi gerçekten kaliteli döşemiş. Hem beyaz eşyalarda hem mobilyalarda. Tam olarak yerleştiğimizde resimlerini de koyarım.






Bunca şey yazdım, diyetle ne alaka diyeceksiniz. İşte yeni evde ev sahibi yatak odasında bir duvara boydan boya, kapının üstü ve yanını da içine alan bir gömme dolap yaptırdı. Dolabın kapakları sürgülü ve bir tanesi yerden tavana kadar ayna ve o aynalı kapak da tam benim yattığım yerin karşısında.






İnanın eskiden bu kadar çok kendimi görmüyordum, şimdi sabah akşam, gün içinde milyon kere kendimi görünce, yataktan kalkarken katman katman olmuş göbeğim gözüme batınca artık diyete başlamalı, güzelliğinden yanına yaklaşamadığım slovak kızlarıyla yarışmalı dedim ve pazartesi başladım.






Tabi kendimi bu kadar bakımsız ve salmış görünce, kızımdan özür dileyip daha bakımlı olmaya da karar verdim. Bütün gün onun yüzüne bakınca ben nasıl aydınlanıyorsam, onun da annesini güzel görmeye hakkı var. En azından onun için çabalayacağım.






Kendimi motive etmek için bir blog açtım: XL to XS. XS olmam zor ama olabildiği kadar artık. Birkaç blogger arkadaş tesadüfen aynı anda diyete başlamışız ve birbirimize hesap veriyoruz. katılmak isteyen olursa bekliyoruz.


No comments:

Post a Comment